Kadir Gecesi'nin Sırrı
Bir zamanlar, küçük bir kasabada yaşayan meraklı bir çocuk varmış. Adı Ali olan bu çocuk, her gece yıldızları seyreder, büyüklerinden dinlediği hikayeleri hayal edermiş. Bir gün, dedesi ona Kadir Gecesi'nden bahsetmiş:
— "Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlı bir gecedir, Ali. O gecede melekler yeryüzüne iner, dualar kabul olur ve her yer bir huzurla dolar."
Ali, bu sözleri duyunca çok heyecanlanmış. "Acaba Kadir Gecesi'ni görebilir miyim?" diye düşünmüş. Dedesine sormuş:
— "Dedeciğim, Kadir Gecesi hangi gece? Nasıl anlarız onu?"
Dedesi gülümsemiş:
— "Onun bir sırrı var, Ali. Kimse tam olarak hangi gece olduğunu bilmez, ama Ramazan'ın son on gününde aranır. İnsanlar ibadet eder, Kur'an okur, hayır işler yapar. Belki de o gece, en çok beklediğin an, sen farkında olmadan gelir."
Ali, bu sırrı çözmeye karar vermiş. Ramazan'ın son on gününde her gece uyanık kalmaya başlamış. Bir gece, camiden yükselen ilahileri dinlerken penceresinden dışarı bakmış. Gökyüzü pırıl pırıl yıldızlarla kaplıymış, hafif bir meltem esiyormuş. Birden, kalbinde garip bir huzur hissetmiş. "Acaba bu mu?" diye düşünmüş.
O sırada, annesi yanına gelmiş:
— "Ali, bu gece çok güzel bir dua okudum. Gel, seninle birlikte edelim."
Ali, annesiyle ellerini açmış, içinden geldiği gibi dua etmiş. O an, odalarına sıcak bir ışık dolmuş gibi hissetmişler. "Belki de Kadir Gecesi budur," diye fısıldamış annesine.
Sabah olduğunda Ali uyanmış, her yer normale dönmüş. Ama içinde tarifsiz bir sevinç varmış. Dedesine koşmuş:
— "Dede, sanırım Kadir Gecesi'ni gördüm! Kalbim çok huzur doluydu!"
Dedesi onun saçlarını okşamış:
— "İşte o sırrı çözdün demek, Ali. Kadir Gecesi, bazen bir an gelir, bazen de bütün bir ömre yayılır. Önemli olan, onu kalbinle hissetmendir."
Ali, o günden sonra her geceyi Kadir Gecesi gibi değerli bilmiş, sevgi ve iyilikle dolu bir ömür sürmüş.
Ali, dedesinin anlattığı Kadir Gecesi’nin sırrını çözmek için sabırsızlanıyordu. Ramazan’ın son on günü yaklaşırken, her geceyi bir maceraya dönüştürmeye karar verdi.
Yıldızların İşareti
İlk gece, Ali penceresinin önüne oturup gökyüzünü seyretti. Yıldızlar her zamankinden daha parlaktı. Birden, uzaklardan gümüş bir ışık belirdi. "Acaba bu bir melek mi?" diye düşündü heyecanla. Işık yavaşça kayboldu, ama Ali’nin içinde bir umut kıvılcımı yaktı.Rüyadaki Misafir
Ertesi gece, Ali uykuya daldığında rüyasında beyazlar giymiş bir zat gördü. "Kadir Gecesi’ni arıyorsun, değil mi?" diye sordu yaşlı adam. Ali heyecanla başını salladı. "O zaman kalbini dinle. Çünkü o gece, en sessiz anında sana kendini fısıldar."Kaybolan Kedicik
Üçüncü gece, Ali cami avlusunda minik bir kedi yavrusu buldu. Üşümüştü ve açtı. Hemen evden bir battaniye getirip onu sardı, bir kap süt verdi. Kedinin gözlerine bakarken, "Belki de Kadir Gecesi, iyilik yapmaktır," diye düşündü.Dördüncü Gece: Gizemli Not
Dördüncü gece, Ali’nin yastığının altında küçük bir kâğıt buldu. Üzerinde "Sabır, şükür, sevgi… Kadir bunlardan doğar," yazıyordu. Kimin yazdığını bilemedi, ama bu sözler onu çok etkiledi.Dua Eden Yaşlı Kadın
Beşinci gece, Ali camide namaz kıldıktan sonra, arka saflarda gözyaşları içinde dua eden bir nine gördü. Yanına oturup "Nineciğim, niye ağlıyorsun?" diye sordu. Nine, "Evladım, her dua bir tohumdur. Kadir Gecesi de onların filizlendiği andır," dedi. Ali, o gece nineyle birlikte uzun uzun dua etti.Gökkuşağı Ayeti
Altıncı gece yağmur yağdı. Ali pencereden yağmuru izlerken, gökkuşağı gibi parlayan bir ışık gördü. Tam o sırada, dedesi odasına girdi ve "Bak Ali, Allah ‘Göklerde ve yerde nice ayetler vardır’ der. Belki de Kadir Gecesi, bu işaretleri görebilmektir," dedi.
Sessizlikteki Sır
Yedinci gece, Ali her şeyden uzaklaşıp bahçedeki ceviz ağacının altına oturdu. Rüzgârın yaprakları hışırdatışını, kuşların uykudaki ötüşünü dinledi. "Belki de Kadir Gecesi, böyle bir sessizlikte saklı," diye fısıldadı.Komşunun Ekmeği
Sekizinci gece, Ali’nin annesi "Komşumuz Ayşe Teyze hasta, ona bir çorba götürelim," dedi. Ali, çorbayı götürdüğünde Ayşe Teyze’nin gözlerindeki minnettarlığı gördü. "Demek ki Kadir Gecesi, paylaşmaktır," diye düşündü.Kırık Kalpler Tamir Olur
Dokuzuncu gece, Ali’nin arkadaşı Mehmet, köpeği Karabaş’ı kaybettiği için ağlıyordu. Ali, onu teselli etmek için birlikte sokak sokak Karabaş’ı aradılar. Sonunda köpeği buldular. Mehmet, "Sen olmasaydın bulamazdım!" deyince Ali, "Kadir Gecesi, belki de kalpleri birleştiren andır," dedi içinden.
En Büyük Sır
Ramazan’ın son gecesiydi. Ali, bütün bu yaşadıklarını düşünüyordu. "Acaba Kadir Gecesi hangisiydi?" diye merak etti. Tam o sırada dedesi yanına oturdu:
— "Ali, Kadir Gecesi’ni buldun mu?"
Ali düşündü, sonra gülümsedi:
— "Dede, belki de her gece Kadir Gecesi’ydi. Çünkü her biri ayrı bir iyilik, ayrı bir huzur getirdi."
Dedesi onu kucakladı:
— "İşte sırrı çözdün! Kadir Gecesi, Allah’ın rahmetinin en çok indiği ama aslında her an arayabileceğimiz bir lütuf. Önemli olan, kalbinin o geceye açık olması."
O andan sonra Ali, her geceyi Kadir Gecesi gibi değerli bilerek yaşadı. İyilikler yaptı, dualar etti, sevdiklerine sarıldı. Çünkü artık biliyordu ki "Kadir Gecesi, sadece bir gece değil, kalbin her an hissedebileceği bir nimetti."
