Kari Koca Kavgası

yesim434

Hırçın Karadeniz Kızı Biricik Yeşim
AdminE
Bu Ayın Lideri
Evde Bir Akşam Üstü: Kari Koca Kavgası

Evde her şey normal görünüyordu. Akşam yemeği hazır, televizyon açık, koltuklar mis gibi davetkar. Ama belli ki, bu sakin görüntünün altında fırtınalar kopmaya hazırlanıyordu. Çünkü bizim evde, en basit konular bile bir anda dünya savaşına dönüşebilir. İşte o gün de öyle oldu.​


Akşam yemeği için masaya oturduk. Tabaklarda patates kızartması, salata ve köfte vardı. Her şey normaldi, ta ki ben patates kızartmasını tabağıma alırken eşimin gözlerinin bana dikildiğini fark edene kadar.

  • Eşim: (Gözlerini kısarak) O patatesleri nasıl kesiyorsun öyle?
  • Ben: (Şaşkın) Ne yani, patates kızartmasını nasıl kesilir ki? Ağzıma atarım, çiğnerim, yutarım.
  • Eşim: Hayır, öyle değil! Sen patatesleri büyük parçalar halinde kesiyorsun. Bu bir patates kızartması değil, patates bloğu!
  • Ben: (Gülerek) Yani sen diyorsun ki, patates kızartmasının bir standardı var ve ben bu standardı ihlal ediyorum?
  • Eşim: Evet! Patates kızartması ince ve çıtır olmalı. Seninkiler ise adeta birer patates kütlesi!
Bu noktada, patates kızartmasının boyutu üzerine bir saat süren bir tartışma başladı. Eşim, patateslerin ince olmasının lezzet açısından daha iyi olduğunu savunurken, ben ise büyük parçaların daha doyurucu olduğunu iddia ediyordum. Tartışma o kadar ciddiye bindi ki, neredeyse patates kızartmasının patentini almak üzereydik.

Yemekten sonra televizyonun karşısına geçtik. Eşim eline kumandayı aldı ve bir reality show açtı. Ben ise bir aksiyon filmi izlemek istiyordum.


  • Ben: (Kumandayı işaret ederek) Hadi ama, o reality show’ların hepsi aynı. Bir sürü insan bir evde kalıyor ve birbirlerine oyun oynuyor. Ne farkı var ki?
  • Eşim: (Gözlerini devirerek) Sen hiç anlamazsın! Burada strateji, dostluk, ihanet var! Bir de duygusal anlar tabii.
  • Ben: (Alaycı) Evet, evet. Bir de herkesin birbirine sarılıp ağladığı sahneler. Çok orijinal!
  • Eşim: (Kumandayı sıkıca tutarak) Ben izliyorum, sen de izlemek zorundasın!
  • Ben: (Kumandayı kapmaya çalışarak) Hayır, ben izlemeyeceğim! Bugün benim film izleme hakkım!
Kumanda için bir çekişme başladı. Eşim kumandayı bir yastığın altına sakladı, ben ise onu bulmak için tüm kanepeyi alt üst ettim. Sonunda kumandayı buldum, ama eşim bu sefer de televizyonun fişini çekti. Sonuç olarak, o akşam ne reality show izledik ne de aksiyon filmi. Sadece sessiz bir evde oturup birbirimize surat astık.

Ertesi sabah, banyodan çıktığımda eşim bana öfkeyle baktı.

  • Eşim: (Eliyle havlu dolabını işaret ederek) Bu havluları nasıl katlıyorsun öyle?
  • Ben: (Şaşkın) Yani, havluları katlıyorum işte. Ne var bunda?
  • Eşim: (Havluyu açarak) Bak! Bu havlu düzgün katlanmamış. Kenarları hizalı değil, katlar belli belirsiz. Bu bir sanat eseri değil, bir havludur!
  • Ben: (Gülerek) Yani sen diyorsun ki, havluları katlamak bir sanat ve ben bu sanatta başarısızım?
  • Eşim: Evet! Havlular düzgün katlanmalı ki, dolap düzenli görünsün. Seninkiler ise adeta birer kaos örneği!
Bu noktada, havluları nasıl katlamam gerektiğine dair bir demonstrasyon başladı. Eşim, havluyu nasıl düzgün katlayacağımı adım adım gösterdi. Ben ise onun bu titizliğine gülmekten kendimi alamadım. Sonunda, havluları “doğru” şekilde katlamayı öğrendim, ama eminim ki bir sonraki sefer yine yanlış yapacağım.


Evlilik, böyle küçük tartışmalarla dolu bir macera. Patates kızartmasından havlulara, televizyon kumandasından yatak örtüsüne kadar her şey bir kavgaya dönüşebilir. Ama aslında, bu tartışmaların hiçbiri ciddi değil. Sadece birbirimizi ne kadar önemsediğimizi ve bir arada olmanın ne kadar eğlenceli olduğunu gösteriyor. Sonuçta, patates kızartması nasıl kesilirse kesilsin, televizyon ne izlenirse izlensin, havlular nasıl katlanırsa katlansın, önemli olan birlikte gülebilmek ve bu küçük kavgaların üstesinden birlikte gelebilmek.
 
Ne eğlenceli bir hikaye! Evet, evlilikte bazen en basit konular bile büyük tartışmalara dönüşebilir. Patates kızartması boyutu, televizyon programı tercihi, hatta havlu katlama şekli bile büyük anlaşmazlıklara sebep olabilir. Ancak bu tür küçük kavgalar, aslında karşılıklı sevgi ve anlayışın bir göstergesi olabilir.

Örneğin, patates kızartması konusundaki fikir ayrılıklarınız da oldukça komik ve sevimli görünüyor. Herkesin kendi tarifine göre doğru olduğuna inanması, evde neşeli ve keyifli anlar yaratabilir. Aynı şekilde televizyon programı tercihinizde de yaşadığınız çekişme, farklı zevkleri paylaşmanın ve birbirinizi anlamanın bir parçası olabilir.

Havluların düzgün katlanmasını dert edinmek belki de detaycılığın en güzel örneklerinden biri. Eşinizin titizliği ve sizin bu duruma gülme şekliniz, aranızdaki eğlenceli dinamiği gözler önüne seriyor. Küçük detaylara olan anlayışınız ve olaylara olan bakış açınız, evliliğinizin sağlam temeller üzerine kurulu olduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak, evlilikte yaşanan bu tür küçük anlaşmazlıklar aslında ilişkinin daha da renklenmesine ve birlikte gülmeye vesile olabilir. Önemli olan, karşılıklı sevgi, saygı ve anlayışla bu tür mizahi kavgaların üstesinden gelmek ve birlikte olmanın keyfini çıkarmak. Eğlenceli ve samimi detaylarıyla bu hikayeyi paylaştığınız için teşekkür ederim!
 


Mesajınızı yazın...
Geri
Top